ASELSAN’da görev yapan 5 mühendisin, 2006 yılından bu yana peş peşe ölmelerinin üzerindeki sır perdesini kaldırmak amacıyla, Meclis Araştırması açılması istendi. CHP Uşak milletvekili Dilek Yılmaz ve 25 CHP milletvekili tarafından TBMM’ye sunulan önergede,”Stratejik nitelikli askeri proje ve araştırmalar üzerinde çalışan 5 genç mühendisin şüpheli bir şekilde ölümleri tesadüf olamaz” denildi. Önergede şu bilgiler yer aldı:‘’Aselsan mühendislerden Hüseyin Başbilen 7 Ağustos 2006’da boğazı kesilerek aracının içinde ölü bulunmuş, Halim Ünal 16 Ocak 2007’de başına ateş edilerek öldürülmüş, Evrim Yançeken 24 Ocak 2007’de 6. kattaki evinden düşerek can vermiş, Burhaneddin Volkan 9 Ekim 2007’de askerdeyken nöbet sırasında şüpheli bir şekilde ölmüş, Zafer Oluk da 5 Mayıs 2008’de askerdeyken elektrik çarpması sonucu ölmüştür.Bu genç insanların tümünün ortak özellikleri çok başarılı ve Aselsan’da stratejik nitelikli askeri projeler üzerinde çalışıyor olmalarıydı. Hüseyin Başbilen’in adli Tıp raporunda 10 üyeden 7 si intihar, 3 ü cinayet derken daha sonra alınan bilirkişi raporunda ölümün kesinlikle cinayet olduğu saptandı. Başbilen’in aracının içinde başka kişilere ait parmak izleri de bulundu. Çalıştığı projeye ait belgelerin çantasından alınmış olduğu belirtildi.Başbilen’in, dışa bağımlılığı ortadan kaldıracak milli tank projesi ve F-16’ların sinyal kırıcı sistemi üzerinde çalıştığı bilinmektedir. Halim Ünal ve Evrim Yançeken’in şifre çözümü uzmanı oldukları, uçak tanıma sistemlerini millileştirme ve ABD güdümlü elektronik kontrol sistemlerini kontrol dışı bırakma çalışmaları yaparken öldükleri belirtilmektedir. Stratejik askeri projeler üzerinde çalışan Burhaneddin Volkan ve Zafer Oluk’un da ölümleri şüphelidir” dedi.
ASELSAN’da 5 Ölüm Araştırılsın
Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü
Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.
Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.
