Ateş ve kanamayla seyreden ölümcül bir enfeksiyon hastalığı

MÜFİT ONBAŞI tarafından
15 Mayıs, 2022 16:19 tarihinde yayınlandı
0

Ülke geneli havaların ısınmasıyla birlikte kene ısırmaları meydana geldi. Uzmanlar; bu konuda kırsal kesimde piknik, spor ve tarım amaçlı zaman geçiren kişilerin daha dikkatli olmaları konusunda uyardı.

Mercimek büyüklüğünde olan insana kendinden kaç kat büyük etki veren, hatta ölümüne neden olan kene, tehlikeli ve dikkat edilmesi gereken bir hayvan oldu. Kene ısırması sonucu kişilerde durum; ateş, halsizlik, burun kanaması, deride yaygın peteşiyal kanamalar, eklem ağrıları yakınmaları ile başvuran ve lökopeni 1100-2100 (kanda beyaz küre düşüklüğü), trombositopeni 27000 – 34000 (kanda pıhtılaşma hücrelerinin düşüklüğü) Karaciğer Fonksiyon Testleri yüksekliği laboratuar bulguları ile belirti gösteriyor. Kırım Kongo Kanamalı Ateş ( KKKA) ön tanısı konulan kişi hemen Şehir Hastanesine sevk edilerek, Enfeksiyon Hastalıkları bölümünde tedavi altında alınıyor. Geçtiğimiz yıllarda ilçemizde kene ısırması sonucu KKKA tanısıyla ölüm olayları bildirilmişti. Çoğu kene ısırığı ağrıya neden olmadan sadece kızarıklık, şişme veya deride hassasiyet gibi hafif işaret ve belirtilere neden olur.  Ancak bazı keneler insanlara önemli hastalıklara neden olan mikroorganizmaları bulaştırır.  Genel olarak, hastalık yaymak için kenenin en az 24 saat boyunca deride yapışık kalması gerekir.  Bunun için fark edildiği anda dikkatli bir şekilde yapıştığı yerden çıkarılması çok önemlidir. Şimdiye kadar kene ile insanlara bulaşan 20 farklı hastalık tanımlanmıştır. Araştırmalar neticesinde kene ısırması yoluyla en sık olarak bulaşan hastalığın lyme hastalığı olduğu bildirilmektedir. Kenelerle insanlara taşınan hastalıklar arasında kırım kongo kanamalı ateşi, kayalık dağlar benekli ateşi gibi ölümcül olanları da bulunur. Kırım Kongo kanamalı ateşi, kenelerle bulaşan, ateş ve kanamayla seyreden ölümcül bir enfeksiyon hastalığıdır. Hastalık etkeni hastalıkla aynı ismi taşıyan bir virüstür.  Kırım Kongo virüsü, dünyadaki en tehlikeli kene ile bulaşan virüstür. Sık görülen bir hastalık değildir ve bu sebeple önemli bir halk sağlığı tehdidi oluşturmaz. Fakat özellikle sağlık hizmetlerinin yetersiz olduğu ülkelerde sağlık personeli üzerinde önemli etkileri bulunur.  Çünkü kene, hastalığın bulaşmasında vektör önemli olmasına rağmen, daha ileri ikincil vakalar insandan insana bulaş yoluyla yayılır. Hastalık sıklıkla virüs içeren kan ve vücut sıvılarına deri veya mukozal maruziyet sonucunda insandan insana bulaşır. 2006 yılında ülkemiz Karadeniz bölgesindeki salgın meydana gelmiş ve düzinelerce insan kırım kongo ateşine yakalanmıştır. Kırım kongo ateşi, kanamalı hastalığa ilerleyen ve spesifik olmayan ateş ile başlar. Enfeksiyonun yayılmasını sınırlandırmak için bazı önlemler alınması şarttır. Bu önlemlerden bazıları; Hastaların bakımında evrensel hijyen kurallarına uymak Zamanında enfeksiyon kontrolü önlemleri almak Maruz kaldıktan sonra sağlık çalışanlarına destek tedavi uygulamak şeklinde sıralanabilir. Bu uygulamalara ek olarak kene popülasyonunu kontrol etmek için pestisit kullanımı gibi topluluk temelli kontrol önlemleri, hastalığın yayılmasını azaltmak ve toplumda daha fazla görülmesini önlemek için gereklidir.

Kırım kongo kanamalı ateşi belirtileri nelerdir? 

Aniden başlayan baş ağrısı, baş dönmesi, yüksek ateş, bel ağrısı, eklem ağrısı, karın ağrısı ve kusma gibi başlangıç belirtileri gösterir. Gözlerde, yüzde, boğazda kızarıklık ve damakta kırmızı lekeler yaygın olarak görülen belirtilerdir. Sarılık ve şiddetli vakalarda bilinç bulanıklığı da bu belirtilere eşlik edebilir.

Daha ileri evrelerde cilt altı kanamalara bağlı deride ciddi morarma, şiddetli burun kanaması ve enjeksiyon bölgelerinde kontrolsüz kanamalar görülür. Kanama deri ve mukoza dışında, iç organlarda da görülebilir. İç kanama kan dolaşımında çöküntü veya şok sendromu ile sonuçlanabilir. Hastalığın ikinci haftasında karaciğer, böbrek veya dolaşım bozukluğu ölümle sonuçlanabilir. Araştırmalara göre hastalığın neredeyse %50 oranında ölümcül seyrettiği tespit edilmiştir. Geçtiğimiz yıllarda ilçemizde kene ısırması sonucu KKKA tanısıyla ölüm olayları bildirilmişti.

Kırım kongo kanamalı ateşi tedavisi nasıl yapılır?

Hastalığın tedavisi öncelikli olarak destekleyici amaçla yapılır. Sıvı ve elektrolit bozukluklarının düzeltilmesi, oksijen desteği ve ikincil enfeksiyonların uygun tedavisine özen göstermek önem taşır. Etken virüs ribavirin isimli antiviral ilaç ile sınırlandırılarak tedavi edilmeye çalışılır.

Kene ısırdığında neler yapılmalı? Keneyi derhal ve dikkatlice çıkarmak büyük önem taşır. Bunun için vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gitmek gerekir. Keneyi çıkarmak için önce eldiven giyilip işleme başlanır. Mümkün olduğunca derinden ve kenenin ağzına en yakın noktadan yakalamak, özellikle kafa ve ağız parçaları olmak üzere, kenenin hiç kalıntı bırakmadan çıkarılması için önemlidir. Bunun için temiz ince uçlu bir cımbız veya forseps kullanılır. Kene yavaş ve sürekli bir yukarı yönlü hareketle nazikçe çekilip kıvırmadan çıkarılır. Kene, asla çıplak elle tutulmamalı, cımbız veya elle sıkılmamalı veya kıvrılıp bükülmemelidir. Çıkarma işleminden sonra eller ve ısırık alanı sabun ve sıcak suyla yıkanır ve alkolle dezenfekte edilir. Keneyi çıkarmak için kesinlikle vazelin, tırnak cilası, nane yağı ya da sıcak kibrit gibi maddeler kullanılmamalıdır. Çünkü bu gibi maddeler kenede bulunan enfekte sıvıların cilde salınmasına neden olabilir. Kene yapıştığı yerden çıktıysa bir kaba koyarak derin dondurucuda saklanması, daha sonra görülebilecek herhangi bir belirtide kenenin doktor tarafından incelenmesi için önem taşır. Kene ısırmasından sonra şiddetli baş ağrısı, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, kusma, kas ağrıları ya da vücudunuzun herhangi bir bölgesinde felç bulguları ortaya çıkarsa derhal 112’yi arayıp ambulans çağırmanız hayati bir önem taşır. Eğer keneyi evde çıkarmaya çalıştıysanız ve kenenin baş, ağız ya da başka kısımları ciltte kaldıysa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurmanız gerekir.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
Öğle Vakti
Şuanki vakit
Öğle
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
  Öğle
12:55
İkindi vaktine kalan süre
 
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler

Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
07 Haziran, 2026 16:20 tarihinde yayınlandı
0

Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.

Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
Öğle Vakti
Şuanki vakit
Öğle
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
  Öğle
12:55
İkindi vaktine kalan süre
 
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler