Başkandan Yaman Açıklama

MÜFİT ONBAŞI tarafından
09 Aralık, 2013 15:01 tarihinde yayınlandı
0

Çubuk Platformu Başkanı Şuayip Yaman Gazi Üniversitesi Çubuk Yerleşkesinin Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devredilmesini değerlendirerek, yerleşke alanına yüksekokul değil fakülte yapılmasını beklediklerini söyledi.

Çubuk Platformu Başkanı Şuayip Yaman, Gazi Üniversitesi Çubuk Yerleşkesi’nin Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’ne devredilmesini değerlendirerek, yerleşke alanına yüksekokul değil ÜNİVERSİTE ve FAKÜLTE yapılmasını beklediklerini söyledi.

Askeri Garnizon’dan boşalan yaklaşık 370 dönümlük alan ile Bağındaş Mevkii’ndeki 1324 dönüm + 183 dönüm olmak üzere toplam 1877 dönüm arazinin daha önce üniversite ve fakülte kurulması amacıyla Gazi Üniversitesi’ne devredildiğini hatırlatan Çubuk Platformu Başkanı Şuayip Yaman, Gazi Üniversitesi’nin fakülte yerine 4 branşta faaliyet gösteren 2 yıllık 2 yüksekokul getirdiğini ve verilen sözlerin yerine getirilmediğini belirtti.

Yaman şunları söyledi:

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin Esenboğa’daki kuruluşu tamamlandıktan sonra; Üniversite’nin kuruluş yasasında olmasa bile, yasa değişikliği ile Çubuk’ta (Yerleşke de)  İlahiyat Fakültesi ve Eğitim Bilimleri Fakültesi kurulması düşünülüyormuş. 5-10 sene sonra da Bağındaş Mevkii’nde, ilçede hayvancılık ve tarım bittikten sonra Ziraat Fakültesi ve Veterinerlik Fakültesi kurulması düşünülüyormuş.  Rektör Prof. Dr. Metin Doğan bir zamanlar böyle söylüyordu.

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin kuruluşunun tamamlanmasının ardından yine ilçe merkezinde bulunan yerleşkeye iki fakülte (Eğitim Bilimleri Fakültesi ve İlahiyat Fakültesi) kurulması konusunda söz verildiği halde, bu üniversite tarafından 18 branşta 2 yıllık Sağlık Bilimleri Yüksek Okulu’nun Yerleşke’de kurulacağını ifade etti.

Yaman şöyle devam etti; “Üniversite’nin adı bizim, tadı ise başkalarının olacak. Ne yazıktır ki acı gerçek bu…

Gazi Üniversitesi Yerleşke’de kalmalı, Beşevler’de sıkışan fakültelerini buraya getirmeli… Bağındaş Mevkii’ndeki arazide ise veterinerlik ve ziraat fakültelerini kurmalı…

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi de bulduğu yerde fakültelerini kurmalı. Böylece iki üniversite arasında bir rekabet ortamı oluşur. Ancak o zaman Çubuk, “Üniversite Kenti” olur.

Yoksa Çubuk Kuzey’de kör bir nokta olarak kalmaya devam eder. Kent “Esenlik Şehri” değil, nüfusu hızla artan ; işsizler, güçsüzler ve başıboşlar kenti olmaya aday oldu.

                                   “Yatırımlar İlçenin Kuzey’ine Yapılmalı…”

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin ilçenin Güney’ine yapılmasının hiçbir faydası olmayacağını iddia eden Yaman, “Üniversite, fakülte ve yüksek okullar ilçenin Kuzey’ine gelirse ilçe ekonomisine faydalı ve yararlı olur. Şu anda Gazi Üniversitesi’ne bağlı yüksek okulların 6 bin öğrencisi var. Bu öğrenciler Ankara’dan otobüslerle gelir, okulda yer, içer, döker, saçar ve Hastane önünden otobüslere binerek evlerine giderler.

Neden? Çünkü o kadar öğrenciyi ilçede barındıracak yurt ve evler yok. Sosyal mekânlar ve aktiviteler yok. Niye ilçede kalsınlar ki?

Gazi Üniversitesi Yüksek Okullarında öğrenim gören öğrencilerin katkıları bu kadarken, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Yerleşkeye ne kadar öğrenci geleceğini biliyor muyuz? Hayır.

O halde Yerleşke’deki mevcut düzen Gazi Üniversitesi ile devam etmeli. Bu okulun öğrencilerinin Çubuk’ta kalması için yatırımlara hız vermeliyiz. Burada ilçedeki işadamlarına ve müteahhitlere tarihi bir görev düşüyor. Onları öğrencilere yönelik konut ve sosyal  mekânlara ağırlık veren yatırımlar yapmaları için ikna etmeliyiz. Bu görev de ilçedeki etkililere, yetkililere ve siyasilere düşüyor.

Ayrıca; Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin Esenboğa Mahallesi’nde kurulması Çubuk’a ne katkı sağlayacak düşünebiliyor musunuz? Hangi öğretim görevlisi, hangi öğrenci, Esenboğa Mahallesi ve  çevresi veya Ankara varken,  Çubuk’a gelir?  Çocuk mu kandırıyorlar?

12 Haziran 2011 Genel Seçimleri öncesi hatırlayınız; Esenboğa Kavşağı-Çubuk Yolu arasındaki bil boardlarda, “Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Çubuk’ta Kurulacaktır… Recep Tayyip Erdoğan-Başbakan” yazılı afişler dikkatinizi çekmiştir.

Ama Üniversite Esenboğa Mahallesi’nde kuruldu. Yani ilçenin güneyine, ulaşımı kolay olsun diye Esenboğa Havaalanı’nın yanı başına…

Hani üniversite kurulacaktı? Sadece fakülteler kurulacak. O da 20 yıl içerisinde tamamlanacak.

Esenboğa’da kurulacak fakültelerin sadece çevredeki 5-6 mahalleye ( köye) faydası olur. İlçemizin diğer mahalle ve köylerine hiçbir faydası olmayacak. Oysa İlçede 7 merkez mahallesi 29 köyden mahalle, 28 orman köyü ve 19 köyü var.

Esenboğa Havaalanı’nın Çubuk’a ne kadar faydası varsa, 20-30 yıl sonra Esenboğa Mahallesi ve çevresine kurulacak fakültelerin de ilçeye o kadar faydası olacaktır.

Çubuklular elma şekeri, horoz şekeri ile kandırılmaya devam ediliyor. Şimdilerde bunlara bir çocuk bile kanmaz.

Bu zihniyetle gidilirse gerek Gazi Üniversitesi ve gerekse Yıldırım Beyazıt Üniversitesi yetkilileri Çubuk Halkını kandırmaya devam edecek.

Üniversite olmadı, fakülte verelim, fakülte olmadı, (2 yıllık) yüksek okul verelim. Bu ne demek?

Çubuk Platformu olarak, daha önce Gazi Üniversitesi tarafından ilçemizde kurulması düşünülen üniversite ve fakültelerle ilgili sözlerin tutulmasını (Çünkü onlara 1877 dönüm arazi verildi),

YÖK’ten kurulmasına izin verilen 3 fakülte ile birlikte 18 branşta eğitim verecek Sağlık Bilimleri Yüksek Okulu’nun İlçenin Kuzey’inde bir yerde kurulmasını Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden istiyoruz ve yetkililerden bekliyoruz. Çubuklu siyasilerin ve sivil toplum örgütlerinin de bu konuda hareket etmesi en büyük temennimizdir.

Bunlar olmayacaksa arazilerimizi geri versinler ve gölge etmesinler.

Çubuk Platformu Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Şuayip Yaman sözlerini, “İlçenin akilleri, sivil toplum örgütleri ve özellikle de siyasileri ne iş yaparlar?

Askeri Garnizon’un, Askerlik Şubesi’nin ve üniversite ve fakültelerin ilçeden gidişine seyirci kalan, tarım ve hayvancılığın bitirilişine göz yuman, Şehir Stadı’nın atıl duruma düşmesine sebep olan, ilçe gençliğinin dejenere olmaları ve onların çeşitli maddelerin esiri olmaları karşısında çaresiz kalan siyasiler, 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri’nde halkın önüne hangi yüzle çıkacaklar? Ve siz Çubuk Halkı onlara nasıl oy vereceksiniz? diyerek bitirdi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
İmsak Vakti
Şuanki vakit
İmsak
  İmsak
03:17
Güneş vaktine kalan süre
 
  Güneş
05:13
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler

Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
07 Haziran, 2026 16:20 tarihinde yayınlandı
0

Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.

Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
İmsak Vakti
Şuanki vakit
İmsak
  İmsak
03:17
Güneş vaktine kalan süre
 
  Güneş
05:13
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler