BDP: Öcalan Özgür Olmalı Yoksa Çözüm Yok

MÜFİT ONBAŞI tarafından
16 Temmuz, 2012 17:15 tarihinde yayınlandı
0

Diyarbakır’da dün Valiliğin yasaklaması, BDP’ninde yapmak istediği miting nedeniyle kentte olaylara sahne olan mitingten sonra gece oturma eylemi yapan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, bundan sonra en önemli gündem maddelerinin Öcalan’ın özgürlüğü olacağını söyledi.

DTK Genel Başkan yardımcısı Aysel Tuğluk ise, “Kürt halkı iyi bilsin ki, bu yolun sonu özgürlüktür”diye konuştu.

BUNDAN SONRA ÖNCELİKLİ GÜNDEM ÖCALAN’IN ÖZGÜRLÜĞÜ

Diyarbakır’da dün çıkan olaylardan sonra Sümerpark’ta oturma eylemi başlatan BDP ve DTK başkanları, millmetvekilleri ve belediye başkanları bugün oturma eylemini basan açıklaması ile sonuçlandırdı. Bugün İstasyon Meydanı’nda yapılması planlanan basın açıklaması, çevredeki okullarda sınav olması nedeniyle Sümerpark içinde yapıldı. PKK lideri Abdullah Öcalan lehine sloganların atıldığı basın açıklamasında konuşan BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, dün yaşananların devlet terörü olduğunu ileri sürerek, “Dün devletin burada çıplak zorundan, copundan, panzerinden başka hiçbir şeyi yoktu. Elinde sadece panzeri, copu, şiddeti kalan bir devlet meşruiyetini yitirmiştir. Uzun süredir burada, Kürdistan’da AKP rejimi meşruiyetini yitirmiştir. Zorla, baskıyla, şiddetle, devlet terörüyle ancak ayakta durabiliyorlar. Bütün bu faşizan uygulamalara karşı halkın kararlı duruşu vardır. Kürt halkı 24 saattir alanlarda ‘Sayın Öcalan özgür olmalı’diyor.Devlet ısrarla bu talebin ortaya çıkmaması için 24 saattir sokak sokak faşizm uyguluyor. Halkın bu direnişi AKP’nin bütün çabalarını boşa çıkardı. Halk Sayın Öcalan özgür olmadan çözüm olmayacağını, barışın gerçekleşmesinin kolay ve mümkün olmayacağını görüyor. O nedenle Sayın Öcalan’ın arkasında. Bundan sonra bu kararlılıkla öncelikli gündem olarak Sayın Öcalan’ın özgürlüğünü gündemin birinci maddesine alarak çalışmalarını da direnişini de sürdürecektir” dedi.

AKP AĞZIYLA KUŞ TUTSA BU TOPRAKLARDA ARTIK FAŞİZMİ TEMSİL EDİYOR

Hükümetin bütün bu olup bitenlerden ders çıkarması gerektiğini belirten BDP lideri Demirtaş, “Eğer zerre kadar halkın iradesine saygıları kalmışsa, ya da en azından halka saygı duymuyorlarsa kendi siyasi istikballerini düşünüyorlarsa, halkın iradesini dikkate almak zorundalar. Çünkü bu halk zorbalıkla durdurulabilecek bir halk değil. Bu halkı durduracak tek şey taleplerinin gerçekleşmesidir. AKP faşizan düzeni bu topralarda meşruiyetini yitirmiş durumda. Bu meşruiyeti sağlamasının imkanı da yoktur. AKP ağzıyla kuş tutsa bu topraklarda artık faşizmi temsil ediyor. Başka bir temsiliyet gücü yoktur. Bütün AKP’de olanlarda olup biteni bir kez daha düşünmelidir. Nerede yer aldığını, hangi faşizan düzene hizmet ettiğini bütün AKP’liler görmelidir. Vicdanlı olan herkes artık o anonim şirketi terk etmelidir. O rant, çıkar, zulüm partisini terk etmelidir. Halkının yanında yer almalıdır”diye konuştu. Hukuk dışı uygulamalara halkın kendisinin müdahale ettiğini belirten Demirtaş, “AKP’nin polisleri her yerde zorbalık uygulamışlardır. İşkenceye varan uygulamalar yapmışlardır. Düşmanca saldırarak ulaşabildikleri herkese işkence yapmışlardır. Diyarbakır sokakları halen gaz kokuyor. Helikopterlerden, yerden, her taraftan bütün şehir ablukaya alınmış ve zulme tabi tutulmuştur. Böyle bir iktidarın artık çözüm getiremeyeceği herkes tarafından anlaşılmıştır. Bu saatten sonra AKP’ye karşı direniş dışında çözüm arayışının mümkün olmadığını herkes görmüştür. Biz çözümden yana elimizi uzattıkça o ellere cop vuruluyorsa o elin sahipleri de direnmesini bilirler. AKP’nin karşısında diz çökmeden, geri adım atmadan dik durarak çözümü gerçekleştirebiliriz. Bunun başka yolunun olmadığı dün daha iyi ortaya çıkmıştır. Faşizm ne kadar büyürse büyüsün zalim kendi zulmünde boğulacaktır. Bundan sonra zulmün olduğu yerde halk aynı ruhla direnecektir. Sayın Öcalan özgür kalana kadar bu direniş ruhuyla mücadelemizi sürdüreceğiz”dedi.

DTK Genel Başkan yardımcısı Aysel Tuğluk ise, devletin tankıyla topuyla dün halka karşı savaş ilan ettiğini, bundan sonra direnişe devam edeceklerini, çünkü kendilerine başka bir yol bırakılmadığını söyledi. Tuğluk, “AKP iktidarı Kürt halkına imha ve inkar politikaları ile diz çöktürmeye çalıştırıyor. Bu halk AKP’nin bu dayatmalarına karşı diz çökmeyecektir. Sayın Öcalan 354 gündür avukatları ve ailesiyle görüştürülmüyor. 354 gündür gemi bozuk, tamirde, hava muhalefeti diyerek bu görüşmeyi engelliyorlar. Düşünün ki bir devlet acizliğe düşüp yalan söylüyor. Bir devlet İmralı’da evrensel hukuk ilkelerini, insan haklarını tanımıyor. Açıkça yalan söylüyorlar. Bütün bunlar AKP iktidarının imhacı ve inkarcı politikalarının bir sonucu olarak gerçekleşiyor. Sayın Öcalan sıradan bir kişi ve tutsak değildir. Sayın Öcalan milyonlarca insanın irademdir dediği bir siyasi önderdir. Son Kürt isyanının lideridir. Sayın Öcalan bu topraklarda barışın ve birlikte yaşamanın güvencesidir. Siz Sayın Öcalan’ı tutsak ederek barışı tutsak ediyorsunuz. Siz orada tecriti geliştirerek çözümü tutsak ediyorsunuz. Kürt halkın diz çökürmek için yapıyorsunuz. Sayın Erdoğan’ın şunu bilmesini istiyoruz. Bu çabalarınız diz çöktirmek içinse Kürt halkı diz çökmeyecektir. Bu ülkenin Başbakan’ı gidip Suriye’de, Libya’da, Mısır’da demokrat kesiliyor. Ama söz konusu Kürtler olunca tam bir faşizm maskesi takılıyor. Tam bir iki yüzlü politika izleniyor. Suriye’de, Mısır’da, Libya’da demokrat, Kürtlere gelince faşist ve zalim”diye konuştu. Tuğluk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

BU YOLUN SONU ÖZGÜRLÜKTÜR

“Bugüne kadar herseyi bedel ödeyerek kazandık. Bundan sonra AKP’ye karşı demokrasi mücadelesini bedelini ödeyerek gerçekleştireceğiz. Bir kez daha AKP iktidarını uyarıyoruz. Bu gidişat iyi bir gidişat değildir. Bu halkın tahammülü daha fazla zorlanmamalı. Bu halkın tahammülünün bir yere kadar olduğu unutulmamalıdır. Bunun için yol yakınken bu politikalarınızdan vazgeçin. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit politiklasını kaldırın. O bozuk dediğiniz gemiyi çalıştırın. Sayın Öcalan’ın barışa katkı sunacağı koşulları bir an önce yaratın. Nihayetınde Sayın Öcalan’ın özgürlüğüne giden süreci başlatın. Başka türlü bir barış yolu yoktur. Halkımız yalnız değildir. Halkımıza dayatılan bu inkar ve imha politikalarına karşı bütün Kürdistanlıları ve tüm dostlarımızı, kardeş halklarımızı bu ırkçı zihniyete karşı ortak mücadele cephesi yaratmaya çağırıyoruz. Halkımız şunu çok iyi bilsin ki; bu yolun sonu özgürlüktür. Kazanan halkımız olacaktır.”

Basın açıklamasından sonra BDP’liler olaysız bir şekilde dağıldı.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
19
Haziran Cuma
1448 HİCRİ Muharrem 4
İmsak Vakti
Şuanki vakit
İmsak
  İmsak
03:17
Güneş vaktine kalan süre
 
  Güneş
05:13
  Öğle
12:55
  İkindi
16:53
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler

Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
07 Haziran, 2026 16:20 tarihinde yayınlandı
0

Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.

Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
19
Haziran Cuma
1448 HİCRİ Muharrem 4
İmsak Vakti
Şuanki vakit
İmsak
  İmsak
03:17
Güneş vaktine kalan süre
 
  Güneş
05:13
  Öğle
12:55
  İkindi
16:53
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler