Domates kokusuna kavuştu

MÜFİT ONBAŞI tarafından
09 Şubat, 2011 12:19 tarihinde yayınlandı
0

Akdeniz Üniversitesi bünyesindeki Antalya Teknokent AŞ’nin tarım alanında yürüttüğü Ar-Ge çalışmaları sonucunda, yerli tohum üretimine başlandı. Akdeniz Üniversitesi bilimadamlarının, Anadolu’nun köylerini dolaşarak topladıkları yerli tohumlarla, üniversite yerleşkesindeki 17 dekar alanda ürettikleri tamamen yerli ürünler, yakında sofralardaki yerini alacak.

Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsrafil Kurtcephe AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye’de tarım sektöründe ithal tohumların daha çok kullanıldığını ve ülkenin ithal tohuma büyük miktarlarda para ödemek zorunda kaldığını kaydetti.

Antalya’nın Türk tarımında önemli bir yeri bulunduğuna değinen Kurtcephe, bu amaçla üniversite olarak, yerli tohum üretiminde çalışmaya karar verdiklerini anlattı. Tohumculuk Araştırma Merkezi ve Antalya Teknokenti bilimadamlarının Türk insanına sağlıklı ürünler sunabilmek için çalıştığını belirten Prof. Dr.

Kurtcephe, “Kıymetli bilimadamlarımız sayesinde ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaracak, insanlarımıza sağlıklı olduğundan emin olduğumuz ürünler sunacak çalışmalar bunlar” dedi.

Kurtcephe, bu amaçla Akdeniz Üniversitesi Yerleşkesinde bir üretim tesisi kurduklarını, tamamen yerli sermayeyle oluşturulan bu tesiste yerli tohum üretmeye başladıklarını bildirdi. Burada üretilen ürünlerin tamamının yerli olduğuna değinen Kurtcephe, şöyle konuştu: “Buradaki ürünler dışarıdan gelen tohumun eseri değil. Anadolu’da asırlardır yaşayan, kaybolma riski olan ürünleri ihya ediyoruz. Sağlığından emin olduğumuz, farklı lezzetlerde asırlardır Anadolu insanının damak zevkine hitap eden ürünleri yeniden tüketime sunuyoruz. Tarımın yüzde 13’lük payını elinde bulunduran Antalya’da bizim de tarımla ilgili çalışma yapmamız kaçınılmazdı.

Teknokentler içinde tarıma yönelik faaliyet gösteren tek teknokentiz. Benzerimiz yok, başkalarına örnek oluyoruz. Bu çalışmalarla halkımızın bu alanda ihtiyaç duyduğu tohumları üretip ve piyasaya sunacağız ve ‘Gönül rahatlığıyla yiyiniz.

Burada sizin sağlığınıza zarar verecek en ufak bir şey yok. Dışarıdan alacağınız ürünlerle ilgili kuşkularınız varsa, bizim ürünlerimiz için bu kuşkuyu taşımayınız’ diyeceğiz.”

-KÖYLERİ DOLAŞIP YERLİ TOHUM TOPLADILAR-

Antalya Teknokenti bünyesinde tarım Ar-Ge’si yapan Akça Tohumculuk’un Yönetim Kurulu Üyesi ve Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Samancı da 20 yıldır tohum ıslahı üzerine çalıştığını kaydetti.

Bugüne kadar bitki genetiği üzerinde yaptıkları çalışmaları teknokent bünyesinde yerli tohum üretiminde kullanmaya başladıklarını anlatan Samancı, “Amacımız tamamen yerli sermayeli, yerli üretimle piyasada bizim de var olduğumuzu göstermek. Teknokent bünyesinde tarım çalışmaları yürüten Türkiye’deki ilk üniversiteyiz” diye konuştu.

Prof. Dr. Samancı, yerleşke içindeki 17 dekar kapalı alanda Ağustos ayında üretime başladıklarını, üniversite seralarında sebzenin hemen hemen her türünü ürettiklerini bildirdi. Özellikle hastalıklara dayanıklı, verimliliği yüksek ürünler üzerine çalıştıklarına değinen Samancı, Türkiye’ye özgü yerli ürünlerin tohumlarına ulaşmak için Anadolu’nun ücra köylerini dolaştıklarını ve tohum topladıklarını anlattı.

Tohumculukta Türkiye’nin dışa bağımlı olduğuna da işaret eden Samancı, “Halbuki Türkiye’nin bütün sınır kapıları kapansa, kendi tohumumuzu üretebilecek kapasiteye sahibiz. Şu anda üniversite içindeki seralarımızda deneme üretimine başladık. Bir, iki yıl içinde halka satışa da başlayacağız” dedi.

-TARIM AR-GE’SİNE DESTEK-

Antalya Teknokent AŞ Genel Müdürü Yrd. Doç. Dr. Mustafa Helvacı ise son iki yıldaki aktif çalışmalar sayesinde Türkiye’nin patent sayısı bakımından en başarılı ikinci üniversitesi haline geldiklerine dikkati çekti.

Teknoloji geliştiren bir üniversite olmanın yanı sıra Antalya’nın tarım alanında yaptığı çalışmalara da destek vermek istediklerini kaydeden Helvacı, Antalya’nın “Türkiye’yi besleyen bir kent” olduğuna değindi.

Yrd. Doç. Dr. Helvacı, bu bilinçle hareket ederek tarım alanındaki Ar-Ge çalışmalarına destek sağladıklarını belirterek, özellikle tohumculuk alanındaki çalışmaların sonuçlanmasıyla patent sayısının daha da yükseleceğini bildirdi.

Helvacı, üniversite yerleşkesinde yerli tohumlardan üretilen sebze ve meyvelerin oluşturulacak satış alanında Antalyalılara sunulacağını da sözlerine ekledi.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler

Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
07 Haziran, 2026 16:20 tarihinde yayınlandı
0

Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.

Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler