Sağlıkta başarılı olmak için bu model uygulanmalı

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
26 Kasım, 2025 10:55 tarihinde yayınlandı
0

Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar, 11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda “Sağlıkta Tam Bağımsızlık: Milli Teknoloji Hamlesi’nin Yeni Rotası” başlıklı panelde konuştu.

Bayraktar, savunma sanayisindeki başarının sırrı, mühendislerin cephede askerle omuz omuza çalışması, aynı modelin sağlık alanına da taşınması gerekiyor. Teknolojileri geliştirenlerin ameliyathanenin içinde, klinikte direkt doktorlarla, tıp çalışanlarıyla, sağlık çalışanlarıyla birlikte yaşaması gerekiyor. Ancak o zaman tıbbın mühendislikle birleşmesi mümkün olacağını vurguladı.

Can Sağlığı Vakfının faaliyetlerine değinen Bayraktar, salgın dönemindeki yerli solunum cihazı seferberliğine atıfta bulunarak, yapay zeka çağında Türkiye’nin sağlıkta izlemesi gereken yol haritasını anlatan Bayraktar; “Salgın sürecinin, küresel tedarik zincirlerinin kırılganlığını ve gelişmiş ülkelerin dahi basit bir solunum cihazını üretemez hale geldiğini gösterdiğini belirten Bayraktar, medeniyetin “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Bu süreç, doğru sinerji ve motivasyonla, mühendislerimiz ve sağlıkçılarımız bir araya geldiğinde neleri başarabileceğimizin en somut kanıtı oldu.” dedi.

Yerli Şirketler Şimdi Pek Dikkat Çekmese De Gelecek İçin Önemli

Bayraktar; Yerli şirketlerle kısa sürede solunum cihazını seri üretime hazır hale geldi. Türkiye’nin yanı sıra bunun 30’dan fazla ülkeye ihraç veya hibe edildi. Türkiye’nin yapay zeka çağındaki en büyük gücünün elindeki sağlık verileri oldu. Türkiye olarak elimizde işlenmemiş devasa bir hazine, yerin altında bekleyen bir maden cevheri var, e-Nabız verileri. Milyonlarca insanın yıllardır toplanan medikal verisi elimizde. Bu, dünyada eşi benzeri olmayan bir veri setidir. Ancak bu veri ham haldeyken yeterince fayda sağlamaz. Bu verinin, kişisel verilerin mahremiyetine ve mevzuata tam uyum sağlayacak şekilde işlenmesi, anonimleştirilerek araştırmacıların ve geliştiricilerin kullanımına sunulması gerekir. Bunun üniversiteler ve hastaneler bünyesinde kurulacak “Sağlık Teknoparkları” aracılığıyla gerçekleştirilebilecek. Savunma sanayisindeki başarının sırrının, mühendislerin cephede askerle omuz omuza çalışması gerekiyor. Aynı modelin sağlık alanına da taşınması gerekmektedir.” diye konuştu.

Bayraktar, “Bu teknolojileri geliştirenlerin direkt doktorlarla, tıp çalışanlarıyla, sağlık çalışanlarıyla birlikte yaşaması gerekiyor ameliyathanenin içinde, klinikte. Ancak o zaman tıbbın mühendislikle birleşmesi mümkün olur. Hizmet kalitesinin düşmemesi için yapay zeka destekli asistanlara, karar destek sistemlerine ihtiyaç oldu. Yapay zekayla sağlık alanında, tıp alanında kişiselleştirilmiş ilaçlardan, yapay zeka asistanlarına imkanlar var. Doktorların yanında not alacak bir asistan olsa çok faydalı olur. Onun yanında karar destek sistemlerine, genetik araştırmalardan hedefli ilaçlar geliştirmelerine, molekül sentezine. Bu gibi işlerde bilgisayar çok güçlü. Aynen satranç oyununda olduğu gibi kuralları belli olan, algoritmaya indirgenebilen ve tekrar tekrar denenmesi gereken şeylerde, özellikle yapay zeka algoritmaları da bir patern arama algoritması olarak düşünüldüğünde çok güçlüler.”

Sağlıkta fırsat alanlarının sorulması üzerine Bayraktar, Türkiye’nin dünya çapında iyi doktorlara sahip olduğunu belirterek, şunları kaydetti: “e-Nabız sistemi çok ileri bir sistem. Yıllar önce ABD bu alanda çok daha gerideydi. Herhangi bir merkezi veri depolama kabiliyeti yok, mümkün de değil, vatandaşı da güvenmiyor. Bizim bu veri elimizde ve bunu kıymetlendirmemiz gerekiyor. Yapay zekadan yardım alarak, çok büyük bir yatırım yapmadan bunu yapabiliriz. Büyük bir altyapısı var, yetişmiş insan da var. Bizim yapmamız gereken bunları bir araya getirmek. Akademisyenler ve sağlık çalışanlarını bir arada çalıştıracak bir alan kurmamız lazım. Biyomedikal alanında daha çok yapay zekayı ve bilgisayarı kullanarak çalışmalar yapmamız lazım.”

Sağlık verilerinin güvenliği sağlanarak, dünya çapında en ileri araştırma kurumları ve üniversitelerle birlikte çalışılabileceğini vurgulayan Bayraktar, Can Sağlığı Vakfı olarak MIT Üniversitesindeki bir grup araştırmacıyla, yapay zeka teknolojilerini kullanarak akciğer kanserini önceden tespit etmeye yönelik yazılım geliştirmek için işbirliği yaptıklarını belirtti.

Yapılan işin her zaman ticari bir şeye dönüşmesinin gerekmediğini belirten Bayraktar, “Bazen prestiji de yeterli olur. Böyle nitelikli ve ilk kez keşfedilen bir şey niteliğinde çalışmalar da yapılabilir. Örneğin DNA yapısındaki genlerin açıklamaları veya ilaç alanında çalışmalar olabilir. Genç yaşlı herkes ülkem için ne yapabilirim derdine düşmelidir” diyerek sözlerini tamamladı.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
17
Haziran Çarşamba
1448 HİCRİ Muharrem 2
Yatsı Vakti
Şuanki vakit
Yatsı
İmsak vaktine kalan süre
 
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
  Öğle
12:54
  İkindi
16:52
  Akşam
20:26
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler

Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
07 Haziran, 2026 16:20 tarihinde yayınlandı
0

Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.

Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
17
Haziran Çarşamba
1448 HİCRİ Muharrem 2
Yatsı Vakti
Şuanki vakit
Yatsı
İmsak vaktine kalan süre
 
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
  Öğle
12:54
  İkindi
16:52
  Akşam
20:26
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler