ŞEHİTLERİN ARKASINDAN

MÜFİT ONBAŞI tarafından
24 Ekim, 2011 18:05 tarihinde yayınlandı
0

ŞEHİTLERİN ARKASINDAN

Hâin ve bölücü terör örgütünün, son aylarda artan şiddetteki saldırılarının en küstahça olanı, Hakkâri-Çukurca bölgesinde meydana gelmiştir.

Bilindiği üzere; gece yarısından sonra saat 01.00 civarında, koordineli olarak 8 ayrı noktaya, sabah ışıklarına kadar süren saldırıda, gözü dönmüş canîler; 24 askerimizi şehit etmişler ve pek çoğunu da yaralamışlardır.

 Öncelikle vatan savunmasında canlarını kanlarını veren aziz şehitlerimize Allah’tan (c.c.) rahmet, yaralılara acil şifalar, yakınlarına ve milletimize baş sağlığı diliyorum. Umuyorum ki, akan kan yerde kalmayacak, gözyaşları dinecektir.

Toplumun her kesimince, büyük bir reaksiyonla; üzüntü, nefret ve lânetle karşılanan bu saldırı sonucu: Birlik ve kardeşliğimiz güçlenerek, milletçe kenetlendiğimiz gibi, yapılmakta olan ciddi operasyonlarla inşaallah teröristlerin yuvaları başlarına yıkılacak ve hüsrana uğrayacaklardır.

Hz.Adem’den beri hak-batıl mücadelesi sürmektedir. Hz. Peygamberimiz (s.a.v.): “Cihat kıyamet gününe kadar devam edecektir.” Buyurmuştur. Bu mücadele çeşitli şekillerde ve farklı sonuçlarda cereyan etse de, EN SONUNDA HAK GALİP GELECEKTİR.

Üzerinde yaşadığımız Anadolu coğrafyası, doğu ile batı arasında bir köprü gibi, dünyanın en stratejik nirengi noktasında bulunduğundan dolayı, dost-düşman bütün insanların gözü bizim üzerimizdedir. Ayrıca İslâmiyet yaşanıp, güçlenerek cihana ışık saçtığı gibi; yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle, havasıyla, iklimiyle, hülasa tüm güzellikleriyle iştahları kabartan cennet misali bir vatandır.

            Bu sebepledir ki: Şüheda diyarı aziz vatanımızın her karış toprağı şehit kanıyla sulanmıştır. Ecdadımız;  vatanları, din ve mukaddesatı uğrunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmamışlardır. Malazgirt’te, Çanakkale’de, Filistin’de, Dumlupınar’da, Selçuklu ve Osmanlı döneminde, tüm etnik guruplar kardeşçe, omuz omuza savaşmışlardır.

            Merhum Mehmet Akif’in Çanakkale savaşlarıyla ilgili:

            Şühedâ gövdesi bir baksana dağlar, taşlar

            O rukû olmasa dünyada eğilmez başlar

            Yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor

            Bir hilâl uğruna ya Rab! Ne güneşler batıyor.

Dediği gibi, nice Mehmetçikler, i’lâyı-kelimetillah uğrunda, seve seve şehadet şerbetini içmişlerdir.

            Sahih hadis’i-şeriflerle sabittir ki; ŞEHÂDET rütbesine erişenler, ruhunu teslim ederken, Cenneti-âlâdaki makamını gördükleri için, büyük bir zevkle tekrar, tekrar şehit olmayı dileyerek Mevlâsına kavuşurlar.

            Bir şehit, hane halkından 70 kişiye şefaat edecektir. Kıyamet günü cennet ehli cennete gireceği zaman, nebilerden sonra ilk girecek 3 guruptan birisi şehitlerdir.

            Doğu ve güneydoğu bölgemizdeki bölücü  terörün başlaması ve gelişmesinin bazı sebeplerine değinmek isterim. Bunlar şunlardır:

            1- Dünyadaki etnik ve bölgesel ayrılık ve bağımsızlık hareketleri,

            2- Cumhuriyetle birlikte, Osmanlı imparatorluk felsefesinden uzaklaşılarak, yıllarca otoriter baskıcı bir yönetim anlayışının sürmesi,

            3- Tevhid’i-tedrisat kanunu ve diğer inkılap kanunlarıyla, medrese, tekke ve zaviyelerin kapatılarak, yıllarca süren, dinî eğitim alanındaki boşluk,

            4- Osmanlıda olduğu gibi, farklı etnik grupları İslam kardeşliğinde birleştiren din ve dinî tedrisatın, bir dönem yasakçı seküler elitlerce engellenmesi yüzünden, laikliğin dinsizlik olarak anlaşılması,

            5- Bölgenin sürgün yeri sayılarak, başarısız ve zayıf devlet memurlarının orada görevlendirilmesi sonucu, milletin devletinden soğuması,

            6- Bölgenin uzun zaman ihmal edilerek, yatırımların ve hizmetlerin gelmemesi neticesinde; cehalet, fakirlik ve işsizliğin yayılması,

            7- Bütün bunları istismar etmek isteyen, iç ve dış düşmanların zemin bularak, cahil ve işsiz halkı kandırıp, kışkırtmaları sonunda kurulan ve gelişen taşeron terör örgütleri.

            SONUÇ OLARAK: Osmanlıda olduğu gibi, ekonomik, sosyal, kültürel ve eğitime dönük projelerle, milli birlik ve kardeşlik ruhunu hayata geçirerek bataklığı kurutmak gerekmektedir.

            HÜDÂYA EMANET OLUN…

Şevket TANDOĞAN

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
İmsak Vakti
Şuanki vakit
İmsak
  İmsak
03:17
Güneş vaktine kalan süre
 
  Güneş
05:13
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler

Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
07 Haziran, 2026 16:20 tarihinde yayınlandı
0

Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.

Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
İmsak Vakti
Şuanki vakit
İmsak
  İmsak
03:17
Güneş vaktine kalan süre
 
  Güneş
05:13
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler