Türkiye genelinde gayrimenkul piyasası tapuda yapılan işlem sayılarında gerileme yaşıyor.
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan emlakçılar; “Yılın ilk üç ayında tapuda yapılan işlem sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık %9,6 oranında azalarak 694 bin 628’den 628 bin 255’e geriledi. Buna karşın tapu harcı gelirleri %73,7 oranında artışla 29,8 milyar TL seviyesinden 51,8 milyar TL’ye yükseldi. Bu tablo, piyasada işlem adedi düşerken işlem başına beyan edilen değerlerin ciddi şekilde arttığını ortaya koyuyor. Özellikle son dönemde yaklaşık üç kata varan emlak vergisi artışlarının da bu yükselişte önemli bir etkisi bulunuyor. Konut satışlarının ilk çeyrekte önemli bir değişim göstermedi. 2025 yılı ilk üç ayında yaklaşık 350 bin seviyelerinde gerçekleşen konut satışları, 2026 yılının aynı döneminde de benzer seviyelerde kaldı. Bu durum, talebin tamamen ortadan kalkmadığını, ancak alıcıların daha temkinli ve seçici hareket ettiğini gösteriyor” diye açıkladılar.
Emlak sektörü ve piyasa çok sakin halde
Emlak sektörü; “Konut Fiyat Endeksi yıllık bazda nominal olarak %26,4 artarken reel olarak %3,4 gerilemiş durumda. Buna karşın Yeni Kiracı Kira Endeksi yıllık bazda nominal %34,4, reel olarak ise %2,7 artış gösterdi. Konut fiyatları nominal olarak artarken reel bazda gerileme söz konusu. Buna karşın kira artışlarının devam etmesi, yatırım açısından amortisman sürelerini kısaltıyor. Konut tarafında talep devam ederken, daha analiz odaklı ve fırsat kollayan bir yapıya dönüşüyor. İpotekli satışlardaki artışa dikkat çekerek şunları söyledi “Konut kredi hacmi son dönemde %10’un üzerinde artarak 752 milyar TL seviyesini aştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde ipotekli konut satışları yaklaşık %31,5 oranında artış gösterdi. Aynı dönemde ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payı da %15 seviyelerinden %20 bandına yükseldi. Bu oldukça önemli bir veri. Çünkü bu artış, kredi kanallarının yeniden çalışmaya başladığını ve özellikle katılım finansmanı modellerine olan ilginin artmasıyla birlikte piyasanın yeniden canlanma sinyali verdiğini ortaya koyuyor. Konut kredi hacmi de son dönemde %10’un üzerinde artarak 752 milyar TL seviyesini aştı” açıklamasında bulundu.
Tapu Harç Oranlarının Makul Seviyelere Çekilmesi Şart
Gayrimenkulde gerçek değerlerin sisteme yansımasını istiyorsak, mutlaka ‘değer barışı’ benzeri bir düzenleme yapılması gerekiyor. Bununla birlikte tapu harç oranlarının da makul seviyelere çekilmesi şart. Aksi halde vatandaş farklı yöntemlere yöneliyor. Bu da hem kayıt dışılığı artırıyor hem de piyasa verilerinin sağlıklı oluşmasını engelliyor. Gayrimenkulde güvenli ödeme sisteminin devreye girmesiyle birlikte, işlem süreçlerinde şeffaflık artacak, kayıt dışılık azalacak. Ancak bu sisteme geçmeden önce değer barışı benzeri bir düzenlemenin hayata geçirilmesi, piyasada gerçek değerlerin oluşması açısından kritik bir fırsat olacaktır. 2025 yılının ilk çeyreğinde bağış işlemlerinden elde edilen tapu harcı geliri yaklaşık 124,8 milyon TL seviyesindeydi. 2026 yılının aynı döneminde bu rakam 428,2 milyon TL’ye yükseldi. Yaklaşık %243’lük bir artıştan bahsediyoruz. Bu artış tesadüf değil. Artan emlak vergileri, yükselen beyan değerleri ve özellikle değer artış kazancı nedeniyle bazı işlemlerde satış yerine bağış işlemi tercih ediliyor.
