Türkiye’nin dijital bağımsızlık hedeflerine bir adım daha yaklaştığı bu dönemde, tamamen yerli mühendisler tarafından geliştirilen sosyal medya platformu Oppenza, kamuoyuna sunuldu. Modern çağın iletişim ihtiyaçlarına cevap vermeyi amaçlayan Oppenza; sansüre karşı duruşu, milli veri güvenliğini önceleyen yapısı ve kullanıcı dostu arayüzüyle dikkat çekiyor. Gündem takibi ve kısa video paylaşımı gibi iki ana eksende yapılandırılan platform, hem içerik üreticilerini hem de günlük kullanıcıları hedef alarak dinamik bir dijital topluluk oluşturmayı amaçlıyor. Yerli algoritmalarla desteklenen keşfet sistemi sayesinde, Türkiye’ye özgü gündemlerin ön planda kalması sağlanırken, kullanıcıların içeriklerini öne çıkarma, hikâyelere yorum ve beğeni bırakma gibi interaktif özelliklerle etkileşim düzeyi artırılıyor. Uluslararası sosyal medya devlerine alternatif olma iddiasındaki Oppenza, bireysel mahremiyeti koruyan şeffaf veri politikalarıyla da öne çıkarken; güvenlik, hız ve performans bakımından birçok yerli uygulamaya örnek teşkil edecek bir mimariyle kurgulanmış durumda. Dijital ifade özgürlüğünün yeniden tanımlandığı bu yeni yerli platform, sadece bir uygulama değil; aynı zamanda Türkiye’nin teknoloji alanındaki özgünleşme ve küresel rekabet vizyonunun da dijital bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’nin Yerli ve Milli Sosyal Medya Hamlesi
Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü
Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.
Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.
