AK Parti’yi Suriye Üzerinden Sarsacaklar

MÜFİT ONBAŞI tarafından
13 Kasım, 2012 10:36 tarihinde yayınlandı
0

Terör örgütü PKK’nın saldırılarını yoğunlaştırması, Suriye’de 19 aydan beri devam eden iç savaş ve Türkiye’yi bu bataklığa çekme girişimleri, Türkiye’nin 2013’ten itibaren 3 yıl üst üste kritik seçimler yapacak olması…

Türkiye zorlu bir sürece giriyor. Akçakale’ye düşen top mermisi sonrası değişen angajman kuralları çerçevesinde Türkiye’nin karşılık vermesine rağmen geçtiğimiz günlerde Suriye’den bir top mermisi daha geldi.

Bütün bunlar Türkiye’yi zorla bataklığa çekme girişimleri. Bazı siyasetçilerin de “bir iki saatte Şam’a gireriz” minvalindeki açıklamaları, meselenin derinlemesine tahlil edilmediği sorularını akıllara getiriyor.

Dünkü yazısında Habertürk’ten Fatih Altaylı olası bir savaşın Türkiye’ye sonuçları konusunda bir örnek vermişti. Özetle girmek mesele değil, çıkmak mesele demiş ve ABD’in Afganistan ve Irak’ta başına gelenleri özetlemişti.

Yener Dönmez de bugünkü yazısında Suriye konusunda Türkiye’nin bölgedeki büyük oyun kurucular tarafından ısrarla bataklığa çekilmek istendiğine dikkat çekerek, Türkiye’ye kurulan büyük tuzağa vurgu yaptı.

İşte Yener Dönmez’in “Sakın Haa” dedirten Suriye Analizi;

Suriye konusunda gelişmeler kaygı verici.

Atılan top mermilerine verilen karşılıklar, ya da Meclis’ten tezkere çıkartılması değil problem. Karşı karşıya olduğumuz ciddi durumun yanında bunlar çerez kalır. AMAÇ TÜRKİYE’Yİ SAVAŞA ÇEKMEK

Kendi içinde muhalif direnişçilerle başı fena halde belada olan bir Suriye’nin, Türkiye’ye saldırması ve Türkiye’yi savaşın içine çekmek için her şeyi yapmasından söz ediyorum. Akılla izah edilebilecek bir durum değil Esed yönetiminin cepheleri çoğaltmaya çalışması. İzah etmek için bölgenin asıl güçlerine bakmak lazım. Ortadoğu’daki liderlerin çoğu maskeden ibarettir. Bölgenin asıl gücü ve fiili mülk sahibi İngiltere şu an. İran, Rusya, Çin geçmişten beri Esed yönetimini desteklese de, Esed ailesinin fertlerini eğitmede İngiltere’yi tercih etmesi manidardır.

Ortadoğu liderlerinin hemen hemen tamamı gibi Esed ailesinin fertleri de İngilizler’in rahle-i tedrisinden geçmişlerdir. Türkiye için çizilmiş bir güç çizgisi vardır. Koydukları kırmızı çizgiye dokunmaya başladığımız görünüyor. Türkiye kırmızı çizgi niteliğindeki bu çizgiyi aştığında alarm zilleri çalar. BÖLGEDE GÜÇLÜ TÜRKİYE İSTEMİYORLAR

Rusya’nın da, İran’ın da, İngiltere’nin de asıl derdi; Ortadoğu’da gereğinden fazla güçlenmiş bir Türkiye’nin olmasıdır. Zıt kutupların Türkiye üzerinde ortak çıkar birlikteliği uzun süredir devam ediyor. Son yıllarda bölge ülkeleriyle geliştirilen ilişkiler, bu merkezlerde rahatsızlık uyandırıyordu. Suriye’yi bir maşa gibi kullanarak Türkiye’nin burnunu sürtmek isteyecekler. Bu çok açık. Düşürülen uçakla birlikte Türkiye “dokunulabilir”bir ülke haline geldi. Misliyle karşılık vermemize rağmen devam eden top atışları milli gururumuzu yerle bir etme noktasına ilerletilecek belli ki.

SURİYE GİRERSEK ÇIKAMAYIZ

Suriye bataklığına Türkiye’yi çekme ya da bataklıktan Türkiye’ye çok uzun yıllar kurtulamayacağı belalar musallat etme dönemi başladı. Bizi Suriye üzerinden sıkıştıracaklar. AK Parti’yi Suriye üzerinden sarsacaklar. Uluslararası sistem Türkiye için düğmeye bastı. Memleketi kana bulaştıracaklar.

Diplomasinin en ince taktiklerini kullanarak, “kan kusup kızılcık şerbeti içtim” diyerek, bu zor yılı atlatmamız gerekecek. Bütün dünya Türkiye’nin üç kritik seçim atlatacağının farkında. Elimizin en hassas olduğu anda en acımasız hamleleri yapacaklardır. Ama her şeyden önemlisi memleketin iç dinamikleri. PKK bir an önce halledilmeli. Okul yakan, her türlü iğrençliği sergileyen örgütün arkasında toplumsal destek yok. Kararlı biçimde KCK’nın bütün kadroları tasfiye edilmeli. Kırsalda çok ağır ve yoğun bombardımanlarla Kandil baskı altına alınmalı. PKK’nın birkaç lideri istihbarat destekli operasyonlarla öldürülmeli. Suriye belasının yükseltileceği günler öncesinde bunları yapmazsak, ödenecek bedeli kimse hesaplayamaz.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler

Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
07 Haziran, 2026 16:20 tarihinde yayınlandı
0

Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.

Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler