Çalışanları zam heyecanı sardı !

MÜFİT ONBAŞI tarafından
13 Aralık, 2010 14:20 tarihinde yayınlandı
0

Çalışanlara tensikat söylentisiyle ‘cehennemi gösterip’, düşük ya da sıfır zam alsalar bile ‘işlerini korumaya razı etme’ taktiği, bu yıl da pek çok sektörde revaçta. Yani her yıl olduğu gibi bu sene de zamlarla ilgili bulanık bir tablo var.

Tüm belirsizliklere rağmen kriz döneminde çalışanlarıyla iyi iletişim kuramayan işverenler, özellikle orta düzey ve uzman seviyesindeki yetkin yöneticilerini elde tutma kaygısı yaşarken, çalışanlar patronlarından ücret, kişisel gelişim ve kariyer imkanları konusunda ‘ciddi iyileştirmeler’ yapmasını bekliyor. Hatta kriz sürecinin aksine arzu ettiği şartlar sağlanmadığı takdirde “iş değiştiririm” diyenlerin oranında artış var. İnsan kaynakları danışmanlık şirketi Towers Watson Türkiye’nin 2011 Ücret Araştırması’na katılan şirketler, yeni yıl için yüzde 7.5’lik bir artış bütçeliyor.

Araştırma, kurumların geçen yıl da aynı oranı öngördüklerini ancak gerçekleşen zamların bu rakamın yarım puan altında kaldığını ortaya koyuyor. Firmaların yüzde 57’si içinde bulundukları sektördeki ortama zam oranını, kendi kurumlarında da uygulamayı düşündüklerini ifade ediyor.

Towers Watson Türkiye araştırmasına ilaç, bilişim, telekomünikasyon, finansal hizmetler, sigorta, tarım, hızlı tüketim malları, enerji, kimya, dayanıklı tüketim malları, perakende gibi farklı sektörlerde faaliyet gösteren 200 şirket katıldı. Bunların yüzde 87’sini Türkiye’de yatırımları olan çok uluslu firmaların Türkiye operasyonları, yüzde 13’ünü ise büyük yerli şirketler oluşturuyor.

Araştırmanın çarpıcı sonuçlarından biri, çalışan bağımlılığıyla ilgili… Geçtiğimiz dönemde en çok satış, pazarlama gibi departmanların çalışanların şirkete bağlılıklarıyla ilgili sorun yaşandığını ifade eden şirketler artık bilgi teknolojileri, insan kaynakları, finans, satış, hukuk gibi bölümlerin de bu konuda alarm vermeye başladığını belirtiyor.

Bu da artık yetenek yönetiminin, tüm şirkete yayılması gerektiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

PERFORMANS BONUSU ÖDENİYOR
Araştırmaya katılan şirketlerin yüzde 15’i ücret ayarlamalarını performans, yüzde 15’i 2011 yılı için öngörülen enflasyon, yüzde 70’i ise hem enflasyon hem de performansı baz alarak yapacağını ifade ederken enflasyona endeksli ücretlendirme politikalarının yerini yavaş yavaş performansa dayalı bir sisteme bıraktığına şahit oluyoruz. Şimdilik çoğunluk hala enflasyon bazlı ücretlendirmede olsa da, yıllar içinde yaşanan değişim bu sistemin zamanla terk edileceğine işaret ediyor.

Yılsonunda performansa göre değişken ücret –prim- ödemesi yapan şirketlerin oranı da hayli yüksek. Üst düzey yöneticilerinin yüzde 90’ına, orta kademe yöneticilerinin ise yüzde 80’ine ‘performans bonusu’ verdiğini söyleyen şirket yetkilileri, primlerin rollere göre değiştiğini belirtiyor. Buna göre -üstten asta doğru- baz ücretin yüzde 30 ila 10’u arasında ek bir ödeme yapılıyor.

Şirketler yan haklar konusunda herhangi bir kısıntıya gitmek istemiyor. 2011’de de sağlık sigortası, özel emeklilik planı hayat sigortası, şirket arabası gibi ek menfaatler devam edecek.

İLETİŞİM KURAMAYAN YANDI
“Geçen yıl ile bu yıl arasındaki en büyük fark, işten çıkma oranları olacak” diyen Towers Watson Türkiye Ülke Direktörü Süha Alıcı, sonuçlara göre şirketlerin bu yıl daha çok genel müdürlük ve üst yönetim pozisyonlarında kayıp yaşadığını söylüyor.

Alıcı’ya göre bunun nedeni krizde sırasında çalışan bağlılığını sağlamak konusunda sınıfta kalan, kriz sonrasında ise kariyer planlama ve eğitim imkanları açılarından beklentilerini karşılayamayan işverenler…

Türkiye’de yetişmiş, yetenekli az sayıdaki çalışanın çok fazla şirket değiştirdiğine değinen Alıcı bu kişilerin, mevcut paketlerini gelen tekliflerle mukayese ederek konumlarında sürekli değişiklik yaptıklarını aktarıyor. Bu da, ücret piyasasının sürekli yukarı doğru hareketlenmesine neden olarak işverenler için tatsız bir kısır döngüye neden oluyor.

PATRONLARIN İŞİ ZOR
İşverenin öngörülen yüzde 7.5’lik zam oranını her seviyedeki çalışanına eşit olarak uygulamasının tehlikeli bir tutum olacağını ifade eden KRM Yönetim Danışmanlık A.Ş. Genel Müdürü Kerim Paker’e göre bu durum özellikle orta seviye yöneticileri rahatsız edecek.

Bu sebeple şirketlerin orta vadede çalışan kaybına uğrayacağını öngören Paker, “Krizde işten çıkmaya cesaret edemeyenler yavaş yavaş iş değiştirmeye başladı bile” diyor.

MAAŞ SORUMLULUK DENGESİ KORUNUYOR
Araştırmanın diğer bir saptaması da, yabancı şirketlerin Türkiye ofislerinde görevli yöneticilerin birden fazla bölgenin sorumluluğunu üstlenmesinin neredeyse bir trend halini alması.

Çok uluslu şirketlerin Türkiye’yi bölgesel güç olarak görmeye başlaması ve buradaki ‘yetenekli çalışan’ sayısının düşüklüğü bu trendin dinamoları. Yani karar verici ve kritik pozisyonlarda çalışan yöneticilerin ücretlerine zam yapılıyor ama bunun karşılığında da görev alanları genişletiliyor.

En çok EMEA yani Avrupa, Ortadoğu ve Afrika ile MEMA yani Ortadoğu, Akdeniz, Afrika bölgeleri Türk yöneticilerin sorumluluk alanına ekleniyor.

YATIRIMLAR HIZ KESMİYOR
Mevcut tabloya göre yeni yatırımların da kapıda olduğunu vurgulayan Towers Watson Türkiye Ücret Araştırmaları Sorumlusu Demet Demirağ ilaç, perakende, teknoloji, sigortacılık alanında yeni yabancı oyuncuların piyasaya girme hazırlığında olduğunu müjdeliyor.

“Yatırım arttıkça istihdam da artacak” diyen Demirağ, şu anda Türkiye’de CEO ve üst düzeyde çalışanların yüzde 15-20’sinin expat olduğunu belirtiyor ve ekliyor: “Bu oran direktör, genel müdür, genel müdür yardımcısı düzeyinde yüzde 5’e kadar iniyor.” Selen Kocabaş – Turkcell İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Çalışan performansı önemli Şirketimizdeki pozisyonların piyasa değeri, enflasyon oranı gibi pek çok etkene bakacağız ve buna göre genel bir bütçe belirleyeceğiz. Ondan sonra da çalışanlarımızın bireysel performansları doğrultusunda değişen aralıklarda ücret ayarlaması yapacağız.

Ücret ayarlamalarımızda alt, orta ve üst kademe yöneticiler bakımından bir ayrım yok. Bunun yerine pozisyonların piyasa değeri ve çalışanlarımızın bireysel performansı sonucunda gerekli görülen düzenlemeleri yapıyoruz.

Ayrıca çalışanlarımıza ek menfaatlerini oluşturmaları için “Flex Menü”yü sunuyoruz. Kendilerine verdiğimiz bütçe doğrultusunda 17 farklı alanda -özel sağlık sigortası, süpermarket, giyim, akaryakıt gibi çeşitli alışveriş çekleri, bireysel emeklilik, çocukları ve kendileri için eğitim desteği vb.- seçim yapabilme imkanı tanıyoruz.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
22
Haziran Pazartesi
1448 HİCRİ Muharrem 7
İkindi Vakti
Şuanki vakit
İkindi
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
  Öğle
12:56
  İkindi
16:53
Akşam vaktine kalan süre
 
  Akşam
20:28
  Yatsı
22:15

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler

Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
07 Haziran, 2026 16:20 tarihinde yayınlandı
0

Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.

Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
22
Haziran Pazartesi
1448 HİCRİ Muharrem 7
İkindi Vakti
Şuanki vakit
İkindi
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
  Öğle
12:56
  İkindi
16:53
Akşam vaktine kalan süre
 
  Akşam
20:28
  Yatsı
22:15

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler