Hale Dokmeci
•Selam ne varsa doğal gıdalarda var.Teşekkürler.
Günümüz dünyasında hepimiz için geçerli beslenme şekli olan hormonlu gıda yapay ve suni beslenme sağlıklı olmayan besinleri ister istemez tüketiyoruz. Başlıca sebebi ise tüketici olmamız. Üretici çok az kişiyiz. Peki nasıl sağlıklı korunabiliriz? Cevabı ise şu üç gıda ile su, kaya tuzu ve sarımsak korunabilirsiniz. Su; doğal kaynak suyu, kaya tuzu; doğal dağdan çıkan kaya tuzu, sarımsak ise ülkemizde yetişen yerli doğal sarımsak olmak şartı ile sağlanmalıdır. Tüketirken dikkat edilmesi gerekenler; sağlıksız su, iyotlu göl ve deniz tuzu ve çin sarımsağı gibi ürünler de dikkat edilmesi gerekir.
Aslında turşuda bu özelliklerin hepsi var. Doğal kaynak suyu, doğal kaya tuzu, sarımsak ve sirke sağlığınız için toplamda bulunuyor.
Vücuttaki tüm hastalıkların sebebi kanserde dahil enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonları yok eden en etkili ilaçta doğal sarımsak ve bol bol kaliteli ph’ı yüksek su içmek, kaya tuzu oranını 3-4 gram günlük artırmak ve doğal beslenmektir.
Sarımsak Avrupa da ki araştırmalarda kanseri durdurduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda mantar türü olan kanser için karbonat kullanıldığını biliyoruz. Sarımsağın içindeki asilin maddesi en güçlü antibiyotiktir. Yan etkisi sıfırdır. Bu şekil zaten doğal beslendiğimiz zaman, kimyasal temizlik maddeleri, parfümler ve şampuanlar kullanmadığımız zaman kolay kolay hiçbir hastalığa yakalanmayız. Ama bunları yapsak bile çevresel faktörler elimizde olmayan faktörlerdir bunlar kirli hava, arabaların egzoz gazları ve strestir. Stres başladığı an vücuttaki dehidrasyon yani asitik ortamın yükselmesi başlar. O yüzden yukarıda anlattığım şeyleri uygularsak hastalıklardan çok uzak yaşayabiliriz. Peki ama hastayız ne yapacağız işte o an devreye sokmanız gereken şeyler doğal güçlü antioksidanlardır. Bunların en etkilisi Avrupa da ki klinik araştırmalarda en önde olanı özellikle doğal sarımsaktır. İkinci gün etkisini göstermeye başlar. Doğalda beslenirseniz zaten mide yanması yaşamayacağınız için hiçbir sıkıntı çekmeyeceksiniz. İyi ama ya kokusu ben bunu ağızdaki kokuyu doğal karanfil 2-3 tane alarak engelliyorum peki ama terle çıkıyor onu da her gün duş alarak ve alkolsüz parfümlerle engelliyorum günde en az 20 diş yani sarımsağın içindeki taneleri suyla içiyorum bende ki prostat ve prostatit hastalığını 3 ayda %95 düzeltti. Diğer hastalıkları da bitirir. Birde su, su bir mucizedir. Bol bol içildiğinde tuz alımını artırarak ve yeşil sebze ve meyveyi artırarak sadece şu oranını yükseltirsek vücuttaki vitaminleri atarız. Tuz artırmazsak zarar veririz. Peki su ne yapar. Su bir mucizedir. Vücutta oluşan dehidrasyonu yani asitik ortamı temizler ve nice hastalıkları tedavi eder. Mesela migrenin çaresi (üsteki şekil beslenip tüm hastalıklarda da aynı) vücudu fazla terletmemek ve soğuk su içmektir. Bu kadar basit mi? Ya evet bu kadar basittir. Peki su ve tuz başka hangi hastalıkları çözer astım, bel fıtığı, osteoporoz, romatizma, kanser, mide ekşimesi, çocukların gelişimi, bebeğin anne karnındaki gelişimi yani düşük tehlikesinde de büyük yardımcıdır. (Kaya tuzu tansiyonu yükseltmez. Tam tersi düşürür.) Alzheimer, Parkinson, cinsel sorunlar, uykusuzluk, stres, dikkat eksikliği ve birçok şey 46 değişik hastalığı düzeltir. “Hasta değilsiniz susuzsunuz” kitabıdır. Bunu mutlaka alın ve okuyun suyun eksikliğinin ve içimi çoğalttığınız zaman neleri çözdüğünü göreceksiniz.
Bebeklerde 4 aylık ve üstü için (Benim çocuğum dört aylık onunda enfeksiyon ve soğuk algınlığı sorunlarını bir diş sarımsağı ezip biraz su ekleyerek koyup sabah akşam bir çay kaşığı verdiğimizde anında çözdüğünü gördük. Doktorsuz ve sıkıntısız. Sonuç tamamen doğal olan insana hiçbir yan etkisi olmayan organik gıdalardan sarımsak, su ve kaya tuzu ile sağlıcakla kalın. Bunların yanı sıra sofranızdan eksik etmeyeceğiniz gıdaların başında; doğal bal, doğal sirke, ev yapımı doğal yoğurt ve yine ev yapımı Doğal Çubuk Turşusunu da mutlaka bulundurun. Bu hayatta ne için yaşadığımızı unutmayalım. Her şeyden ilk önce sağlık…
Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.
Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.
Hale Dokmeci
•Selam ne varsa doğal gıdalarda var.Teşekkürler.