Eylem Önal
•bizim burada da bu sıkıntı var neden köy yakınlarını tercih ederler ki?
Çubuk’un Kapaklı mahallesindeki taş ocakları adeta doğa katliamına neden oluyor.
Kapaklı mahallesi yerleşim alanına yaklaşık 400 metre mesafedeki özel bir şirket tarafından 12 yıldır faaliyette olan taş ocağı kırma ve hazır beton santrali tesisinin bir yenisi daha yapılması mahalle sakinlerinin tepkisine neden oldu.
Kapaklı Mahallesi Muhtarı Şakir Acıelma: “Firma burada çalışmalarını aralıksız 12 yıldır sürdürüyor. Şimdi ise bir tane daha yapılacak. 12 yıldır zaten bir çok mücadele verdik. Şimdi ise bir yenisini istemiyoruz. Taş ocağı doğaya ve ekilen arazilerimize hayvanlarımızın otlanmalarına engel oluyor. Mahallemizin otlak alanı ve ekilen arazilerine iş makineleri geçerken çok zarar veriyor. Çocuklarımız korkuyor. Kafamıza taş geliyor. Mahallemizde birçok hasta var. Rahatsız oluyorlar. Biz burada mağduruz. Devlet büyüklerimizden yardım istiyoruz.
Mahalle sakinlerinden 56 yaşındaki Salim Horat ve 64 yaşındaki Navruz Horat ise: “ Bizim geçim kaynağımız hayvancılık ve tarım fakat bunları biz bu tozdan dolayı yapamıyoruz. Çaresisiz yardım istiyoruz” dedi.
Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.
Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.
Eylem Önal
•bizim burada da bu sıkıntı var neden köy yakınlarını tercih ederler ki?