Terörün Destekçileri Açıklandı

MÜFİT ONBAŞI tarafından
11 Aralık, 2011 18:03 tarihinde yayınlandı
0

Terörün Destekçileri Açıklandı

Polis Akademisi’ne bağlı Uluslararası Terörizm Merkezi (UTSAM) “Türkiye’de Terörü Besleyen Kaynaklar”ı araştırdı.

 Antalya’daki terör sempozyumunda ilk defa açıklanan araştırma, çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Dağa çıkışın sebepleri üzerinde duran çalışmaya göre, ailelerin sadece yüzde 17’si çocuklarının örgüte katılımını engelleyebiliyor. Zoraki evliliklerden kaçarak dağa çıkanların bulunduğuna dikkat çekenlerin oranı yüzde 25.

Zaman gazetesinin haberine göre, ankete katılanlar işsizlik olmasa örgüte katılımın azalacağını düşünüyor. Hakkari’de PKK’ya katılımın yüksek olması, yapılmayan operasyonlara bağlanıyor.

UTSAM Başkanı Doç. Dr. Süleyman Özeren, araştırmanın en önemli sonucunu şöyle özetliyor: “Terörle mücadelede hedef kitlemiz 12-25 yaş arası olmalı. Enerjimizin yüzde 90’ını buraya ayırmalıyız. Gençlerin arkadaş çevresine yönelik çalışmalar yapılmalı.”

Aileler Terör Örgütüne Tepki Göstermekte Zorlanıyor

Nisan-Mayıs ayları arasında Kürt nüfusun yoğun olduğu 24 ilde (İstanbul dahil), 2 bin 63 kişiyle yüz yüze görüşülerek yapılan ankete göre, örgüte katılmadığı için her dört kişiden birinin kendisi veya ailesi zarar görmüş. Bu yüzden aileler, bölgede terör örgütüne tepki göstermekte zorlanıyor. “Bir kişinin ailesinden veya akrabasından siyasî tutuklu bulunması, o kişinin PKK/KCK’ya katılımında etkili midir?” sorusuna yüzde 53 ‘evet’ cevabı veriliyor. Bir kişinin akrabaları arasında bölücü terör örgütü mensubunun bulunmasının örgüte katılımı etkilediğine inananların oranı daha yüksek: Yüzde 58.

Bir Yakının Ölmüş Olması Etkili

Dağda bir yakının ölmesi ise örgüte katılım noktasında gençleri daha fazla motive ediyor. Yüzde 62’lik kesim için dağa çıkışta bir yakınının ölmüş olması etkili. Araştırmaya katılanların üçte ikisinden fazlası, akraba ve arkadaş desteğiyle örgüte katılım olduğunu teyit ediyor.

Terör örgütü, baskıyı artırdığında halk üzerindeki otoritesini daha da sağlamlaştırıyor. Özellikle Hakkâri, dağa çıkışta ön sıralarda yer alıyor. “Hakkâri’de örgüte katılımın yüksek olması yapılan değil, yapılmayan operasyonlar.” diyen Doç. Süleyman Özeren, baskının arttığı bölgelerde halkın daha çok içine kapandığını ve bu baskının devam ettiği dönemde terör örgütünün daha fazla taban kazandığını anlatıyor. “Örgütün bölgede otoritesini eylemler güçlendiriyor. Aynı şey yatırımlar için de geçerli. Kepenk kapatma, şantiye yakma gibi eylemleri örgütün sürdürmesinin sebebi, korkuyu sürdürerek yaşaması. Halk örgütlere yaklaşmıyor, bir otoritenin altına zorunlu giriyor.” diyor.

İşsizlik Hala İlk Sıralarda

Süleyman Özeren’in bahsettiği ekonomik sebepler, araştırmada da kendine yer bulmuş. Buna göre bölgedeki işsizlik ve yoksulluğun önüne geçilmesi durumunda ankete katılanların yarıdan fazlası örgüte katılımın azalacağını düşünüyor. Özeren, şunları söylüyor: “Son 5 yılda şöyle bir tartışma yaşandı: ‘İnsanlar işsiz olduğu için mi dağa çıkıyor?’, ‘Evet, insanlar işsiz ve yoksul olduğu için dağa çıkıyor.’ Sadece bu faktörler değil ama bu faktörler de çok önemli.”

Polis Akademisi bünyesindeki UTSAM tarafından hazırlanan ve 24 ilde 2 bin 63 kişiyle yapılan anketi, polis değil profesyonel bir araştırma şirketi hazırladı. Sorular Süleyman Özeren’in öncülük ettiği Murat Sever, Oğuzhan Demir, Oğuzhan Başıbüyük tarafından belirlendi. Terör bölgelerinin hassasiyeti bilindiğinden sorularda ‘terör örgütü’ ifadesi kullanılmadı.

Roj TV, Örgüte Katılımı Artırıyor

Terör örgütünün yayın organı Roj TV’nin dağa çıkışta çok etkili bir araç olduğu UTSAM’ın yaptırdığı anketin çarpıcı sonuçlarından birisi. Danimarka’da yayın yapan ve kapatılması için bu ülkede devam eden davada yargılanan Roj TV, örgüte katılımı artırıyor. KCK yapılanmasının kısa süre önce ilan ettiği demokratik özerkliği bölgedeki insanların bilmediği de ortaya çıktı. Araştırmaya katılanların yüzde 51’i demokratik özerklikten habersiz. Diğer cevapların büyük çoğunluğu ise ‘özgürce yaşama’ ve ‘demokratik toplum’dan oluşuyor. Süleyman Özeren, “Halkın böyle bir ajandası yok. İşsizlik, yoksulluk var. Bu, terörden muzdarip halkın sorunlarına dair gerçek ipucu veriyor.” şeklinde konuştu.

Zorla Evlendirilmek İstenen Kızlar da Dağı Tercih Ediyor

Güneydoğu’da belirli bölgelerdeki evliliklerde kızlara söz hakkı verilmediğine dikkat çeken UTSAM Başkanı Doç. Dr. Süleyman Özeren, “Bunu bilen terör örgütü, evlilikten kaçış için dağa çıkışı bir kapı olarak gösteriyor. Kızların dağa çıkışında bunu bir istismar aracı olarak kullanıyor. ‘Bazı kızlar zorla evlendirilmektense örgüte katılmayı mı tercih ediyor?’ sorusuna ‘evet’ diyenlerin oranı yüzde 25.” diyor.

Araştırmaya göre bölgede 1990’lı yıllarda kamu görevlilerinin yaptığı hataların izleri hâlâ mevcut. Dağa çıkışta kamu görevlilerinin hatalarının etkili olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 60. Faili meçhul cinayetlerin örgüte katılımı etkilediğine inananların oranı ise yüzde 63.

 

trthaber

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler

Ankara Ziraat Odaları; hububat alım fiyatları çiftçimizi üzdü

MÜFİT ONBAŞI Avatarı
MÜFİT ONBAŞI tarafından
07 Haziran, 2026 16:20 tarihinde yayınlandı
0

Ankara Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu Başkanı Zekai Köseoğlu TMO alım fiyatları ile ilgili basın açıklama yaptı.

Köseoğlu açıklamasında; “Çiftçi sayımız ülke nüfusunun yüzde iki buçuğuna düşmüşken çiftçi yaş ortalaması 60’lara dayanmışken çiftçi çocukları tarımın gelir seviyesinin düşük olmasından köyde kalmaz iken köyler virane yaşanmaz hale gelmişken TMO’nun 2026 yılı hububat alım fiyatları çiftçimizi üzmüş çalışma üretme şevkini kırmıştır. 2026 yılı üretici fiyatlarındaki artış %26 civarında iken ASGARİ ÜCRETE %27 zam yapılmış iken 2025 yılı ile 2026 yılı üretim maliyetleri arasında %30 bir artış var iken buğday alım fiyatını 2025 yılı fiyatına göre %22,22 artışla 16,500 TL ye 2025 yılı arpa alım fiyatına göre %15,9 artışla 12,750 TL açıklanması çiftçimizi gerçekten üzmüştür tarımın geleceğini köylerin geleceğini risk altına sokmuştur” dedi. Köseoğlu açıklamasının devamında; “Başkent Ankaramız tarımsal arazi varlığı olarak ülkemizin ikinci büyük ili hububat üretimi olarak da ülkemizin ikinci büyük ili 45 bin çiftçimizle üretim yapıyoruz 45 bin çiftçimiz özlemle tatmin edici bir fiyat bekliyordu. Bilhassa Ankara’mız ülkemizin en az yağış alan bölgesi verimde en az alan ilimiz yılda en fazla bir ürün üretebilen çiftçimiz bu fiyatlardan en çok etkilenen Ankara çiftçisi olacak. Çiftçimiz 2027 üretim yılına gübrede %70 mazotta %55 gibi bir artışla girecek açıklanan bu fiyatlar 2027 üretimini de etkileyecek. Mahsul bedellerinin 45 günde ödenmesi çiftçimizi zora sokacak borç vadeleri büyük bir oranda harman vadedir bu uygulama çiftçimizi serbest piyasaya yönlendirecek buğday fiyatlarının 14-15 TL bandında seyretmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki ülkemizin huzurunun ve mutluluğunun tek teminatı tarım sektörüdür insanlarımızın karnını doyuramazsak huzurlu bir toplum olamayız” diye konuştu.

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Namaz Vakitleri

Ankara
18
Haziran Perşembe
1448 HİCRİ Muharrem 3
Güneş Vakti
Şuanki vakit
Güneş
  İmsak
03:17
  Güneş
05:13
Öğle vaktine kalan süre
 
  Öğle
12:55
  İkindi
16:52
  Akşam
20:27
  Yatsı
22:14

Video Haberler

Haber Sıralaması

Yazı bulunamadı

Video Haberler